25 EKİM 2025, CUMARTESİ
09:00-10:15 Aydın Adnan Menderes Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Elektrokonvülsif Terapi (EKT) Alan Hastaların Değerlendirilmesi
Aydın Adnan Menderes Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Elektrokonvülsif Terapi (EKT) Alan Hastaların Değerlendirilmesi
Seda Kırcı Ercan1, Merve Sena Kırmacı1, Çağan Hazal Durgun1
-
Daha fazla
1. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
DOI: 10.5080/61upk.ozt242 Sayfa 194
Giriş: Elektrokonvülsif terapi (EKT), özellikle tedaviye dirençli majör depresyon, bipolar bozukluk ve psikotik bozukluklarda etkinliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir. Nöbet süresi ve seans sayısı, klinik etkinliği belirleyen önemli parametrelerdir. Bu çalışmada, EKT uygulanan hastalarda yaş, cinsiyet, tanı grubu ve kullanılan anestezik doz gibi değişkenlerin nöbet süresi ve toplam seans sayısıyla ilişkisi değerlendirildi.
Yöntemler: Retrospektif kesitsel tasarımla, 2021-2025 yılları arasında bir üniversite hastanesinde EKT uygulanan hastaların kayıtları incelendi. Yaş, cinsiyet, tanı, seans sayısı, ilk seanstaki nöbet süresi, nöbet eşiği ve anestezik doz bilgileri eksiksiz olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Veriler SPSS 22.0 ile analiz edildi; tanılar arası fark için ANOVA, yaş ve anestezik doz ile nöbet süresi ilişkisi için Pearson korelasyonu kullanıldı.Etik kurul onayı alınmıştır:2025/236 Sonuçlar: Toplam 142 hasta (78 kadın, 52 erkek; yaş ort. 43,8±14,7) dahil edildi. En sık tanı %37,7 ile depresyondu. Ortalama nöbet süresi 25,8±8,9 sn, seans sayısı 9,3±3,5ti. Cinsiyete göre nöbet süresi farkı anlamlı değildi (p=0,45). Propofol dozu ile nöbet süresi arasında zayıf negatif korelasyon (r=?0,274, p=0,01) bulundu. Yaş ile nöbet süresi arasında da zayıf negatif ilişki vardı (r=?0,203, p=0,02). Tanı grupları, sigara kullanımı ve endikasyon kategorileri arasında seans sayısı veya nöbet eşiği açısından anlamlı fark saptanmadı (tüm p > 0,17).
Tartışma ve Sonuç: Bulgular, EKT sırasında nöbet süresinin yaş ve anestezik dozdan etkilendiğini; ileri yaş ve yüksek dozun süreyi kısalttığını göstermektedir. Literatürde ise yaş ile nöbet süresi arasındaki ilişkinin bazı çalışmalarda pozitif yönde bildirildiği görülmekte, bu durum farklı anestezi protokolleri, elektrot yerleşimleri veya hasta profillerinden kaynaklanabilir. Tanı gruplarına göre seans sayısı ve nöbet eşiği değişmemektedir.EKT planlamasında yaş ve anestezik dozun dikkate alınması tedavi etkinliğini artırabilir. Bireyselleştirilmiş yaklaşım, hastaların tedavi yanıtını optimize etmede önemlidir.
Anahtar Kelimeler: elektrokonvülsif terapi, psikosomatik sağaltımlar
61. Ulusal Psikiyatri Kongresi Bildiri Özetleri