61. Ulusal Psikiyatri Kongresi Bildiri Özetleri

Seçilenler için eylemler


PDF olarak İndir Geri dön

Diğer sunumlar


Yaygın Kaygı Bozukluğunda Diferansiyel Gen İfadesinin Ve İlintili Metabolik Yolakların Biyoinformatik Yöntemler Kullanılarak Araştırılması - Sayfa 217
Manolya Ün, Kerem Laçiner

İntihar Girişiminde Bulunan Bireylerin Demografik ve Klinik Özellikleri: Acil Servis Verileri Üzerinden Bir Değerlendirme - Sayfa 225
Nursena Çetin İnanır, Yasemin Koçyiğit, Şule Bıçakcı Ay

Elektrokonvülsif Terapi Uygulanan Hastalarda Kısa Süreli Sistemik Yan Etkilerin Değerlendirilmesi - Sayfa 226
Hatice Irmak Erözeren, Nuran Çağlar Tanrıverdi, Yusuf Ezel Yıldırım, Yasemin Gürsoy, Muhammed Musab Güzel, Ecem İrem Demirkol, Elif Türkoğlu, Özlem Devrim Balaban

Sosyal Fobi Hastalarında Otistik Belirtilerin İncelenmesi - Sayfa 227
Abdullah Özbakır, Hasan Belli, Talha Ağaç

Kırıkkale Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniği’ne Başvuran Bariatrik Cerrahi Adayı Hastalarında Sosyodemografik ve Psikometrik Test Ölçümlerinin Değerlendirilmesi - Sayfa 229
Merve Karataş, Beyza Feran, Aslıhan Taş, Fatma Kartal, Hayriye Mihrimah Öztürk, Hanife Kocakaya

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisine Başvuran Kadına Şiddet Vakalarının Geriye Dönük Olarak İncelenmesi - Sayfa 230
Beyza Feran, Aslıhan Taş, Merve Karataş, Eda Nur Düzgün, Hanife Kocakaya, Fatma Kartal, Hayriye Mihrimah Öztürk

25 EKİM 2025, CUMARTESİ
10:45-12:00 Toplum Temelli Tarama Sonrası DEHB Tanılı Çocuklarda 1 Yıllık Takip: Tedaviye Başlama Oranları ve Yordayıcı Faktörler

Toplum Temelli Tarama Sonrası DEHB Tanılı Çocuklarda Yıllık Takip: Tedaviye Başlama Oranları ve Yordayıcı Faktörler

Feride Taflan1, Yusuf Yasin GÜMÜŞ1

1. Ondokuz Mayıs Üniveristesi


DOI: 10.5080/61upk.ozt256 Sayfa 216

Giriş: Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağında en sık görülen nörogelişimsel bozukluklardan biridir. Toplum temelli taramalarda DEHB tanılı çocukların önemli bir kısmı çeşitli nedenlerle tedaviye başlamamaktadır. Türkiye’de tarama sonrası tedaviye başlama oranları ve etkileyen faktörlere dair veriler sınırlıdır. Çalışmamızda, toplum taraması sonrası tanı alan çocukların 1 yıllık takibinde tedaviye başlama oranlarını, eş tanıları ve yordayıcı faktörlerin incelenmesi amaçlamaktadır
Yöntemler: Çalışmamız OMÜ Tıp Fakültesi Etik Kurulu tarafından 27.01.2024 tarih ve 2024/04 sayılı yazısı uyarınca etik açıdan uygun bulunmuştur. Samsun’un Atakum ilçesinde 7 9 yaş aralığındaki 3.050 ilkokul öğrencisine, ebeveyn ve öğretmenler tarafından Turgay DEHB Ölçeği uygulanmıştır. Ölçek sonuçlarına göre riskli bulunan çocuklar poliklinikte değerlendirilmiş, DSM-5 ölçütlerine göre DEHB tanısı konulan 66 çocuk (40 erkek, 26 kız) çalışmaya alınmıştır. 12 ay sonunda takiplerde tedaviye başlama durumu, sosyodemografik özellikler, komorbidite, akademik başarı, sosyal/davranışsal işlevsellik puanları ve ebeveyn/öğretmen Turgay puanları kaydedilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiler korelasyon ve ki-kare analizleri ile, yordayıcı faktörler ise lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar: Takip sürecinde çocukların %59,1’i (n=39) tedaviye başlamış, %40,9’u (n=27) başlamamıştır. Tedaviye başlamama nedenleri arasında en sık; ilaç kullanımına karşı olma (%81,5), bağımlılık endişesi (%66,7), “büyüdükçe düzeleceğine” inanma (%63,0) ve alternatif yöntem deneme isteği (%59,3) yer almıştır. Öğretmen formupuanları ile tedaviye başlama arasında anlamlı ilişki bulunmazken, veli formunda hareketlilik (r=0,344, p=0,005), hareket dürtüsellik (r=0,356, p=0,003) ve toplam puan (r=0,334, p=0,006) anlamlı pozitif korelasyon göstermiştir.Regresyon analizinde, veli hareket-dürtüsellik puanı tedaviye başlama olasılığını artırırken (?=0,161, p=0,003), sosyal alan puanı bu olasılığı azaltmıştır (?=-1,016, p=0,024). Komorbidite içinde Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu (KOKGB) varlığı (?²=4,013, p=0,045) çocukların tedaviye başlama olasılığını artırmıştır.
Tartışma ve Sonuç: Toplum temelli tarama ve prospektif takip verileri, DEHB'li çocukların yaklaşık %40’ının bir yıl içinde tedaviye başlamadığını görülmektedir. Ebeveyn algısında hiperaktivite/dürtüsellik belirtilerinin belirginliği ve KOKGB varlığı tedaviye başlama olasılığını artırırken, yüksek sosyal işlevsellik düzeyi bu olasılığı azaltmaktadır. Tedavi reddinde kültürel faktörler ve ebeveyn tutumlarının etkili olduğu görülmekte olup, ailelerle iş birliğini güçlendiren yaklaşımlar geliştirilmelidir.
Anahtar Kelimeler: DEHB, tedavi, stigma, takip, direnç