61. Ulusal Psikiyatri Kongresi Bildiri Özetleri

23 EKİM 2025, PERŞEMBE
13:15 - 14:00 Psikotik Belirtiler Eşliğinde Gelişen Genital Self-Mutilasyon: Şizofreni Tanılı Genç Erkekte Klingsor Sendromu Olgusu

Psikotik Belirtiler Eşliğinde Gelişen Genital Self-Mutilasyon: Şizofreni Tanılı Genç Erkekte Klingsor Sendromu Olgusu

Merve Çaral1, Mert Pamuk1, Narmin Isayeva1, İsmail Emre Ak1, Aila Gareayaghi1

1. Kocaeli Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı


DOI: 10.5080/61upk.ozt322 Sayfa 341

Giriş: Genital self-mutilasyon (GSM), ağır fiziksel ve psikolojik sonuçlara yol açabilen, nadir görülen bir kendine zarar verme davranışıdır. İlk olgu 1901’de tanımlanmış, çoğunlukla psikotik bozukluklarda bildirilmiştir. Wagner’in Parsifal operasındaki karakterden esinlenerek adlandırılan “Klingsor sendromu”, dini temalı sanrılar eşliğinde gelişen GSM’yi tanımlar. Bu olgu, yüksek eğitim düzeyinin psikotik bozukluklarda kendine zarar verici davranışlara karşı tek başına koruyucu olmadığını ve dini içerikli psikotik belirtiler ile güçlü inanç sistemlerinin birleştiğinde yaşamı tehdit eden kendine zarar davranışlarının ortaya çıkabileceğini vurgulamayı amaçlamaktadır.
Yöntemler / Olgu Sunumu: Ö.Y.G., 31 yaşında, mühendislik mezunu erkek hasta, dini bir toplulukla ilişkiliyken komut veren işitsel varsanılar sonrası dış genital organlarının amputasyonu nedeniyle acil servise getirildi. Bir yıldır cin sesleri duyma, kırmızı figürler görme ve “cinle evli olma” sanrıları vardı. Önceki risperidon ve olanzapin tedavileriyle kısmi düzelme sağlanmış, ancak son 3 ayda ilaçlarını bırakmıştı. Ameliyat sonrası olanzapin 20 mg/gün’e kadar artırıldı, ancak transaminaz yüksekliği nedeniyle sonlandırıldı. Haloperidol 20 mg/gün başlanıp ekstrapiramidal semptomlar gelişmesi üzerine biperiden 6 mg/gün eklendi. Ayrıca paliperidon 9 mg/gün ve klonazepam 2 mg/gün tedaviye eklendi. Takipte görsel varsanılar tamamen, işitsel varsanılar ise kısmen geriledi. Yüksek kendine zarar riski nedeniyle kapalı serviste izleme alındı. (Bilgilendirilmiş onam alınmıştır.) Sonuçlar: Bu olgu, yüksek eğitim düzeyinin psikotik bozukluklara karşı koruyucu olmadığını; tedaviye uyumsuzluk, dini içerikli psikotik belirtiler ve güçlü inanç sistemlerinin birleştiğinde kendine zarar riskinin ciddi biçimde artabileceğini göstermektedir.
Tartışma ve Sonuç: Klingsor sendromu nadir görülmekle birlikte, hızlı gelişen ve geri dönüşsüz fiziksel hasara yol açabilen bir psikiyatrik acildir. Yüksek eğitim düzeyi, bilişsel rezerv sağlayabilse de psikotik bozukluğa karşı mutlak koruma sağlamaz. Bu olguda, üniversiteyi dereceyle bitirmiş bir bireyde radikal dini uğraşların psikotik içerikle birleşerek sanrı temasını şekillendirdiği ve eylemi tetiklediği görülmüştür. Klinik seyirde, PANSS skorlamasında dördüncü haftada görülen belirgin kötüleşmenin, olanzapin tedavisinin transaminaz yüksekliği nedeniyle kesilip paliperidona geçiş sonrası ortaya çıkması dikkat çekicidir. Bu durum, antipsikotik ilaç değişimlerinin yakın klinik takip altında yapılmasının önemini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: dini temalı sanrılar, oto-kastrasyon, psikoz, Klingsor