23 EKİM 2025, PERŞEMBE
13:15 - 14:00 Mizofoni ve Obsesif Kompulsif Semptomotoloji Birlikteliği: Bir Vaka Sunumu
Mizofoni ve Obsesif Kompulsif Semptomotoloji Birlikteliği: Bir Vaka Sunumu
-
Daha fazla
DOI: 10.5080/61upk.ozt306 Sayfa 320
Giriş: Mizofoni, ICD ve DSM kapsamında henüz resmi bir tanı kategorisi olarak kabul edilmemekle birlikte, belirli işitsel uyaranlara karşı gelişen belirgin olumsuz duygusal (öfke, iğrenme, yoğun sıkıntı), fizyolojik (örneğin kalp atış hızında artış, piloereksiyon), agresif (bağırma, çığlık atma, mizofonik uyaranın kaynağına zarar verme) ve aversif (uyaranın kaynağından uzaklaşma, tetikleyici ortamlardan kaçınma) tepkilerle karakterize özgün bir klinik tablodur. Mizofoni ile obesesif semptomotolijnin ilişki olabileceği belirten çalışmalar mevcuttur. Bu olguda DSM-5te aday bir hastalık olarak ele alınan mizofoninin bir klinik görünümünü, obsesif kompulsif özellikleri olan bir vakada mizofoni olgusunu sunmayı amaçlıyoruz.
Yöntemler / Olgu Sunumu: 23 yaşında erkek hasta, tıp fakültesi öğrencisi. Komşularının gürültüsünden rahatsız olma, sınav dönemlerinde artan kaygı, odaklanamama, uyku bozukluğu ve tahammülsüzlük şikayetleriyle psikiyatri polikliniğine başvurduğu, evden çıkmadan prizleri ve muslukları kontrol ihtiyacı olduğu, Anksiyete Bozukluğu tanısıyla sertralin 50 mg/gün tedavisi başlandığı, uyku düzensizliği için trazodon 50 mg/gün önerildiği kaydedildi. Şikayetlerinin 15 yaşındayken yatılı kaldığı dönemde başladığı, odasını paylaştığı kişilerin horlama seslerinden rahatsızlık duyduğu; araba, yağmur ve kuş seslerine hassasiyetinin geliştiği öğrenildi. Muayenesinde; affektinin anksiyöz olduğu, ayrıntıcı konuştuğu, düşünce içeriğinde mükemmeliyetçilik temalarının olduğu, çağrışımlarının düzenli olduğu gözlendi. Simetri ve düzen kompulsiyonları ile birlikte belirli seslere intolerans mevcuttu. Sertralin 100 mg/gün tedavisi önerilen hasta kontrol görüşmesinde hem obsesyonlarının hem seslerden rahatsız olma oranının azaldığını belirtti. (Hastadan onam alınmıştır.) Sonuçlar: Literatüre bakıldığında bazı araştırmacılar, mizofoninin OKB ve ilişkili bozukluklar spektrumunda değerlendirilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Hastamızda da geçmişte olan ve halen devam eden obsesif-kompulsif davranış örüntüleri ve mizofoni olarak değerlendirilebilecek seslere intoleransın görülmesi bu görüşü desteklemektedir.
Tartışma ve Sonuç: Bu görüşe göre, mizofoni DSM veya ICD gibi tanı sistemlerine dâhil edilirse, OKB ile ilişkili durumlar başlığı altında sınıflandırılmalıdır. Bu görüş, tetikleyicilere ilişkin sürekli düşünmenin obsesif bir özellik olduğunu; kaçınma ve aversif davranışların kompulsif bir bileşeni temsil ettiğini savunmaktadır. Klinisyenlerin OKB, YAB gibi tanılarla takip ettikleri vakalarda mizofoniyi olası komorbidite olarak ele almalarının önemli olduğunu düşünüyoruz.
Anahtar Kelimeler: OKB, obsesyon, kompulsiyon, mizofoni
61. Ulusal Psikiyatri Kongresi Bildiri Özetleri