23 EKİM 2025, PERŞEMBE
13:15 - 14:00 Bir Üniversite Hastanesine Son Bir Yıl İçerisinde Başvuran Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanılı Hastaların Sosyodemografik Ve Boyutsal Özelliklerin İncelenmesi: Retrospektif Bir Çalışma
Bir Üniversite Hastanesine Son Bir Yıl İçerisinde Başvuran Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanılı Hastaların Sosyodemografik Ve Boyutsal Özelliklerin İncelenmesi: Retrospektif Bir Çalışma
Seren Ezgi Özen1, Evrim Özkorumak Karagüzel1
-
Daha fazla
1. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Trabzon
DOI: 10.5080/61upk.ozt299 Sayfa 313
Giriş: Son yıllarda OKBnin tek tip bir bozukluk olmadığı, heterojen bir yapıya sahip olduğu ve farklı boyutlar üzerinden değerlendirilebileceği vurgulanmaktadır. Boyutsal yaklaşım hem patofizyolojiyi anlamada hem de tedavi planlamasında önem taşımaktadır. OKBnin klinik görünümü sosyodemografik değişkenlerden etkilenebildiği gibi, farklı boyutların da günlük işlevsellik, uyku düzeni ve tedavi tercihlerine etkisi olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada bir üniversite hastanesine başvuran OKB tanılı hastaların boyutsal alt türlerinin belirlenmesi, belirti boyutları, sosyodemografik özellikleri ve tedavi seçimleri/yanıtları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır.
Yöntemler: Bu çalışmada son 1 yıl içinde KTÜ Psikiyatri polikliniğine başvuran ICD-10a göre OKB tanısı almış 246 hastanın kayıtları geriye dönük olarak incelenmiş, 205inin verilerine eksiksiz ulaşılabilmiştir. Hastane kayıtlarından sosyodemografik veriler, mevcut tedavileri, tedaviye yanıt düzeyi, uyku düzeni, boyutsal OKB semptom türü gibi verileri kaydedilmiştir. İstatistiksel analizlerde SPSS 26.0 kullanılmış ve önemlilik değeri p < 0,05 olarak alınmıştır. Etik kurul onay karar numarası 2025/205dir. Sonuçlar: Hastaların 127si (%62) kadın, 78i (%38) erkekti. Hastaların ortalama yaşı 35,79 yıl olup %58,1i (n= 118) tek obsesyon türüne sahipken, %37,4ü (n= 76) iki farklı obsesyon türüne sahipti. En sık %23,6 ile (n = 48) bulaş obsesyonu görüldü. Zarar verme ve hata yapma boyutuna sahip hastalarda bekar (p = 0,031) ve çalışıyor olma (p = 0,016) oranları anlamlı düzeyde yüksekti. Uyku düzensizliğinden yakınanların %78,8i tedavi ile %50den az düzelme bildirdi (p = 0,002). Zarar verme ve hata yapma obsesyonu olan hastalar ikinci kuşak antipsikotik tedavilere %50den az yanıt verdiklerini bildirmişlerdi (p = 0,048). Kabul edilemez düşüncelere sahip hastalar ise trisiklik antidepresan tedavisine %50den fazla yanıt verdiklerini bildirdi (p = 0,049).
Tartışma ve Sonuç: Hasta grubunun geriye dönük boyutsal değerlendirilmesi yapıldığında sosyodemografik özelliklerin, uyku düzeninin, uygulanan tedavilerin ve boyutsal özelliklerin hastaların işlevselliği ve tedavi yanıtı üzerinde anlamlı etkiler oluşturabileceği dikkat çekmektedir. Uyku düzensizliğinin günlük yaşam aktivitelerini olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Bu bulgular, klinik uygulamada bütüncül ve boyutsal bir değerlendirme yaklaşımının benimsenmesi ile bireyselleştirilmiş tedavi planlarının önemini desteklemektedir.
Anahtar Kelimeler: Boyutsal Değerlendirme, Obsesyon, Kompulsiyon, Obsesif Kompulsif Bozukluk
61. Ulusal Psikiyatri Kongresi Bildiri Özetleri