24 EKİM 2025, CUMA
12:15 - 13:00 Bir Duygudurum Bozukluğunun Anatomisi: Frontotemporal Meningiom Olgusu
Bir Duygudurum Bozukluğunun Anatomisi: Frontotemporal Meningiom Olgusu
Kader Semra KARATAŞ1, Nagehan KAHYA1
-
Daha fazla
1. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Kütahya, Türkiye
DOI: 10.5080/61upk.ozt347 Sayfa 374
Giriş: Meningiom, sık görülen bir merkezi sinir sistemi tümörüdür, geniş bir klinik yelpazesine sahiptir. Belirtiler tümörün lokalizasyonuna bağlıdır. Beyin kitleleri, psikiyatrik bozukluklar gibi ortaya çıkan bir dizi ruhsal, davranışsal ve bilişsel semptoma neden olabilir. Çalışma onamı alınmış olan olgumuz menenjiom rezeksiyonundan sonra gelişen bir duygudurum bozukluğu vakasını göstermekte olup; postoperatif dönemde de psikiyatrik semptomların ortaya çıkabileceğini, psikiyatrik semptomların organik süreçlerle ilişkisini ve multidisipliner izlemin önemini vurgulamak amaçlanmıştır.
Yöntemler / Olgu Sunumu: 47 yaşında kadın hasta, kronik hastalığı, psikiyatrik tanısı, madde kullanım öyküsü ve aile öyküsü bulunmamaktadır. Hasta 2023 yılı Şubat ayında ani başlangıçlı, bilateral her iki gözü etkileyen görme kaybı ve denge bozukluğu şikayetleri ile başvurduğu göz hastalıkları tarafından nöroşirürjiye yönlendirilmiştir. MR görüntülemesinde sol frontotemporal yerleşim gösteren yaklaşık 5 cm, belirgin ödeme neden olan, orta hatta sağa doğru yaklaşık 1 cmlik şifte neden olan yoğun heterojen kontrastlanan kitle saptanan hasta opere edilmiş ve antiepilektik tedavi valproat 1000 mg/gün dozunda başlanmıştır. Hasta postoperatif dönemde gerginlik, terk edilme kaygısı, şüphecilik, uykuda düzensizlik yakınmalarıyla psikiyatri polikliniğine başvurmuştur. Ruhsal durum muayenesinde; bilinç açık, yönelim tam, duygulanım ve duygudurum irritable olduğu, çağrışımların dağıldığı, persekütif paranoid hezeyanlarının olduğu ve içgörüsünün kısmi olduğu saptandı. Görüşmeciye karşı tutumu şüpheciydi. İçgörü ve gerçeği değerlendirme yetisi kısmiydi. Uyku düzensizdi. Kişi psikotik özellikli duygudurum bozukluğu ön tanısıyla hastaneye yatırılarak tedavisi risperidon 4 mg/gün ve ketiyapin 100 mg/g olarak belirlenip ilaç uyumsuzluğu ön görüsü ile risperidon consta 50 mg/ay enjeksiyon verildi. Taburculuk sonrası tedavisine 6 ay devam edildi, asemptomatik seyreden hastanın tedavileri azaltılarak kesildi. Hasta ve yakınından sözel onam alınmıştır. Sonuçlar: Olgumuzda menenjiyomun eksizyonunu takiben postoperatif dönemde psikotik özellikli duygudurum bozukluğu ortaya çıkması, tümörün kendisi kadar cerrahi müdahale ve sonrası süreçlerin de nöropsikiyatrik semptomlara zemin hazırlayabileceğini göstermektedir.
Tartışma ve Sonuç: Organik beyin lezyonlarında, cerrahi ve postoperatif süreçler de nöropsikiyatrik semptomların oluşumunda rol oynayabilmektedir. Nörolojik ve psikiyatrik bulguların eş zamanlı ve multidisipliner yaklaşımın benimsenmesi ve postoperatif dönemde psikiyatrik semptomların takip edilmesi önem taşımaktadır.
Anahtar Kelimeler: meningiom, duygudurum bozukluğu, nöropsikiyatrik semptom
61. Ulusal Psikiyatri Kongresi Bildiri Özetleri