Amaç: Türkiye’de son 30 yılda ulusal düzeyde bir ruh sağlığı taraması yapılmamıştır. Bu nedenle, Türkiye hanehalkı nüfusunu temsil eden 1.790 yetişkinde DSM-5 için geliştirilmiş World Mental Health Initiative-Composite International Diagnostic Interview (WMH CIDI-5) kullanılarak bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu makale, WMH Türkiye Ruh Sağlığı Profili-2 Araştırması’ndaki bozuklukların 12 aylık ve 30 günlük yaygınlık, süregenlik, şiddet ve sosyodemografik değişkenlerle ilişkilerine dair bulguları sunmaktadır.
Yöntem: Ekim 2019’da başlanarak Türkiye genelinde 4.067 haneden yetişkin bireyler görüşme için seçilmiştir. Ancak saha çalışması, COVID-19 pandemisi nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamaları sonucu 17 Mart 2020 tarihinde erken sonlandırılmıştır. Bu tarihe kadar tamamlanan 1.790 görüşme ile %44,0’lık bir araştırma katılım oranına ve %25,6’lık bir yanıt oranına ulaşılmıştır.
Bulgular: Herhangi bir DSM-5 CIDI tanısının 12 aylık ve 30 günlük yaygınlığı sırasıyla %23,9 ve %18,3 bulunmuştur. Anksiyete bozuklukları (%17,2) en yaygın bozukluk sınıfını oluşturmuş, bunu duygudurum bozuklukları (%12,4) izlemiştir. Olguların çoğu ya şiddetli (%32,8) ya da orta düzeyde (%43,8) olarak değerlendirilmiştir. Anksiyete ve duygudurum bozuklukları kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülürken, dışsallaştırma bozuklukları erkeklerde kadınlara göre daha yaygındır. Herhangi bir hastalığın varlığı, kadın olmak, genç yaş ve düşük eğitim düzeyi ile ilişkili bulunmuştur.
Sonuç: Türkiye’deki yetişkinlerin yaklaşık dörtte biri, son 12 ay içinde, yaygın görülen DSM-5 tanılarından en az birinin ölçütlerini karşılamaktadır. Bu bulgular, risk altındaki gruplar için ruh sağlığı hizmetlerinin iyileştirilmesinin gerekliliğini ve COVID-19 pandemisi, son depremler ve ekonomik kriz gibi stresörlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik boylamsal araştırmaların önemini göstermektedir.
Anahtar Sözcükler: DSM-5, epidemiyoloji, ruh sağlığı, Türkiye, yaygınlık