Salgının başlarında psikososyal sorunlardan daha büyük ölçüde etkilenmesi öngörülen başlıca risk grupları arasında ruhsal hastalığı olanlar da yer alıyordu; tüm toplumda görülebilecek stres artışının bu gruptaki olumsuz etkilerinin daha büyük olacağı konusunda uyarılar yapıldı. İkinci yılında, araştırma bulguları salgının ruhsal etkilerinin toplumun tüm kesimlerinde benzer seyretmediğini, toplum- sal yapıyla ilgili eşitsizliklerin salgının etkilerinde de kendini gösterdiğini ortaya koydu (Chakrabarti ve ark. 2021). Salgın farklı ruhsal hastalık tanı gruplarını farklı şekilde etkilemekte (Bartels ve ark. 2021). Üstelik, salgınla birlikte ruhsal has- talığı olanlardaki risk artışı sadece psikososyal etkilerle ilgili değil; kronik psikiyatrik hastalığı olanlarda SARS-CoV-2’ye yakalanma, COVID-19 hastalığını ağır geçirme, yatarak te- davi görme ihtiyacı ve ölüm riski genel topluma göre daha yüksek (Lee ve ark. 2020, Warren ve ark. 2021). Farklı tanı grupları incelendiğinde COVID-19 ile ilişkili ölümler psiko- tik bozukluklar, duygudurum bozuklukları, madde kullanım bozuklukları ve gelişimsel bozuklukları olanlarda toplum ge- nelinden daha yüksek bulundu (Vai ve ark. 2021). Şizofre- ni tanısıyla izlenen kişilerde COVID-19 nedeniyle hastane- ye yatırılmanın yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş, ruhsal hastalığı olmayan kontrol grubunun 4,81 katı, COVID-19 nedeniyle ölümün 2,52 katı olduğu gösterildi (Tzur Bitan ve
ark. 2021).
Kronik ruhsal hastalığı olan kişilerde riskin yüksek olması- nın mekanizması bilinmese de, ruh sağlığı örgütleri kitlesel aşılamada bu hasta gruplarına öncelik tanınmasını istediler. Türkiye Psikiyatri Derneği de ülkemizde kitlesel aşılama stratejisinin açıklanmasının hemen ardından, Türk Nöropsikiyatri Derneği, Şizofreni Dernekleri Federasyonu, Bipolar Bozukluklar Derneği, Bipolar Yaşam Derneği ve Lityum Derneği ile birlikte 17 Ocak 2021’de kronik ruhsal hastalığı olanlara öncelik verilmesi çağrısında bulun- du (Türkiye Psikiyatri Derneği 2021). Diğer ülkelerde de psikiyatri dernekleri benzer girişimlerde bulunmuş, Avrupa Psikiyatri Birliği ve Dünya Psikiyatri Birliği bu yönde yoğun çaba sarf etmişti (De Picker ve ark. 2021). Maalesef ülkemiz dâhil birçok ülkede aşı planlamasında ruhsal hastalığı olan kişilere öncelik tanınmadı. Dahası, aşılamanın toplumda yaygın uygulanabildiği ülkelerde aşılanma oranının şizofreni hastalarında genel toplumdan daha düşük olduğu görüldü (Tzur Bitan ve ark. 2021). Kronik ruhsal hastalığı olan kişi- lerin aşıya erişimine öncelik veren ülkelerde ise diğer kronik hastalıklarla karşılaştırıldığında ağır ruhsal hastalığı olanların daha az aşılandığı gösterildi (MacKenna ve ark. 2021).
Tüm toplumun hızla aşılandığı İsrail’de yapılan kontrollü bir izlem çalışması şizofreni tanısı olanlarda aşılanmanın etkile- riyle ilgili önemli bulgular sağladı (Tzur Bitan ve ark. 2021). Aşılanmış ve aşılanmamış şizofreni gruplarının izlemleri kar- şılaştırıldığında, ölüm ve yatırılma gerekliliği açısından aşılan- mamış grupla genel toplum arasındaki fark devam ederken, aşılanmış kişilerde farkın belirgin şekilde azaldığı bildirildi. Bu etki, aşılanma ile ruhsal hastalıkla ilişkili yüksek hasta- lanma ve ölüm riskinin önüne geçilebildiğine işaret ediyor. Anlaşılan salgın karşısında birey ve toplum düzeyinde en et- kin yöntem kabul edilen aşı, kronik ruhsal bozukluğu olanlar- da daha yaşamsal bir öneme sahip.
Ruhsal hastalığı olan kişilerde erişim sağlanmasına rağmen düşük kalan aşılanma oranı aşılamanın yaygınlaşması ama- cıyla tüm toplumsal gruplar için aynı stratejinin izlenmesinin doğru olmadığını düşündürüyor. Bir dönem uygulanan yerin- de aşılamanın (havaalanları, otobüs terminalleri gibi yerlerde örnekleri görülen) bu hasta grubuna uyarlanması, örneğin Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin bu yönde iş görmesi, aşı- ya erişebilmelerini kolaylaştıracak pratik olanaklar sağlanması gerekli olabilir. Başka aşıların yaygınlaştırılmasında kullanı- lan stratejiler COVID-19 aşıları için örnek alınabilir (Finney Rutten ve ark. 2021).
Ruhsal hastalık ile aşı olmakla ilgili istek duymama, aşı ol- mayı erteleme, geciktirme ya da reddetme olarak tanımlanan “aşı tereddüdü” arasındaki ilişki açık değil. Aşılanmanın genel toplumdan düşük olduğu gösterilen çalışmalar dahi sorunu- nun isteksizlik olmadığına işaret ediyor (Jefsen ve ark. 2021). Ancak özellikle hastalanma riski yüksek ağır ruhsal hastalık- larda aşılanma oranını düşürecek “aşı apatisi” önemli bir so- run olabilir (Wood ve Schulman 2021). Tereddüt aşının risk ve faydasıyla ilgili değerlendirmenin sonucunda gelişen biliş- sel ve duygusal bir yanıt, apati ise aşı ve kişi özelinde gereklili- ğine zihinsel ilginin eksikliği ve davranışsal olarak aşılanmaya yönelmeme durumu olarak tanımlanmakta. Bu grupta gözle- nen düşük aşılanma oranlarında ruhsal hastalığa bağlı süreğen damgalanma ve ayrımcılıkla ilgili etkenlerin ve hastalığa bağlı işlev kaybının rol oynuyor olması da olası.
Aşılanma davranışında değişikliği sağlayan en etkin yöntemin, güven ilişkisi içinde yapılan, niyetin davranışa dönüşmesini kolaylaştıracak hatırlatma ve yönlendirmeler olduğu kanıt- lanmıştır (Brewer ve ark. 2017). Aşılanma konusunda apati ya da tereddütten kaynaklanan gecikmelerin önüne geçilebil- mesi, ruh sağlığı çalışanlarının hastalar ve yakınları ile günlük ilişkilerinde bu konuyu sık sık ele almaları, soru ve endişeleri empatik bir şekilde karşılamaları, korkutmak yerine olumlu etkileri vurgulayarak, aşıya yöneltmeleriyle mümkün olabilir (Brewer ve Abad 2021). Aşı konusunda endişe ve tereddüt- lerle ilgili görüşürken kişiyi karşı görüşte konumlandırmak, doğru olmayan bilgileri yineleyerek tartışmak yerine, doğru bilgileri iletmek ve endişelerin altında yatan olumlu yönleri ve iyi niyeti (sevdiklerinin zarar görmesinden kaygılanmak gibi) vurgulamak öneriliyor.
Salgın hepimize beden ve ruh sağlığı ile toplumsal yapı ve koşulların birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini tekrar tekrar gösteriyor. Sağlık hizmeti sunanların ruhsal bozukluğu olan kişilerin ve yakınlarının bedensel sağlıklarını korumak için yapabilecekleri çok şey var; üstelik sağlık çalışanları bu konuda yetkin ve eğitimliler.
Türkiye Psikiyatri Derneği yazılı ve görsel materyaller hazır- layarak üyelerini bu konuda çaba göstermeye davet etti; hasta ve hasta yakını dernekleriyle birlikte çalışmaya devam ediyor. Psikiyatri kliniklerinde aşı konusunda seferber olunmasının, bir kampanya yürütülmesinin tam zamanı!
KAYNAKLAR
Bartels C, Hessmann P, Schmidt U ve ark. (2021) Medium-term and peri- lockdown course of psychosocial burden during the ongoing COVID-19 pandemic: a longitudinal study on patients with pre-existing mental disorders. Eur Arch Psychiatry Clin Neurosci 25:1–15.
Brewer NT, Chapman GB, Rothman AJ ve ark. (2017) Increasing Vaccination: Putting Psychological Science Into Action. Psychol Sci Public Interest18:149-207.
Brewer NT, Abad N (2021) Ways That Mental Health Professionals Can Encourage COVID-19 Vaccination. JAMA Psychiatry 78:1301-2.
Chakrabarti S, Hamlet LC, Kaminsky J ve ark. (2021) Association of Human Mobility Restrictions and Race/Ethnicity-Based, Sex-Based, and Income- Based Factors With Inequities in Well-being During the COVID-19 Pandemic in the United States. JAMA Netw Open 4:e217373
De Picker LJ, Dias MC, Benros ME ve ark. (2021) Severe mental illness and European COVID-19 vaccination strategies. Lancet Psychiatry 8:356-9.
Finney Rutten LJ, Zhu X, Leppin AL ve ark. (2021) Evidence-Based Strategies for Clinical Organizations to Address COVID-19 Vaccine Hesitancy. Mayo Clin Proc 96:699-707.
Jefsen OH, Kølbæk P, Gil Y ve ark. (2021) COVID-19 vaccine willingness amongst patients with mental illness compared with the general population. Acta Neuropsychiatr 33:273-6.
Lee SW, Yang JM, Moon SY ve ark. (2020) Association between mental illness and COVID-19 susceptibility and clinical outcomes in South Korea: a nationwide cohort study. Lancet Psychiatry 7:1025-31.
MacKenna B, Curtis HJ, Morton CE ve ark. (2021) Trends, regional variation, and clinical characteristics of COVID-19 vaccine recipients: a retrospective cohort study in 23.4 million patientsusing Open SAFELY. MedRxivwww. medrxiv.org/content/10.1101/2021.01.25.21250356v3 adresinden 23.11.2021’de indirildi.
Tzur Bitan D, Kridin K, Cohen AD ve ark. (2021) COVID-19 hospitalisation, mortality, vaccination, and postvaccination trends among people with schizophrenia in Israel: a longitudinal cohort study. Lancet Psychiatry 5:S2215-0366(21)00256-X.
Türkiye Psikiyatri Derneği (2021) Kitlesel COVID-19 Aşılama Stratejisi Kronik ve Ağır Ruhsal Hastalıkları Dikkate Almalıdır (17 Ocak 2021) 23.11.2021 tarihinde https://psikiyatri.org.tr/2323/kitlesel-covid-19-asilama-stratejisi- kronik-ve-agir-ruhsal-hastaliklari-dikkateadresinden erişildi.
Vai B, Mazza MG, Delli Colli C ve ark. (2021) Mental disorders and risk of COVID-19-related mortality, hospitalisation, and intensive care unit admission: a systematic review and meta-analysis. Lancet Psychiatry 15:S2215-0366(21)00232-7.
Warren N, Kisely S, Siskind D (2021) Maximizing the Uptake of a COVID-19 Vaccine in People With Severe Mental Illness: A Public Health Priority. JAMA Psychiatry 78:589–90.
Wood S, Schulman K (2021) When Vaccine Apathy, Not Hesitancy, Drives Vaccine Disinterest. JAMA 325:2435-6.