English
 
   
Duloksetine Bağlı Hiponatremi

Ebru ŞAHAN, Fatma Büşra PARLAKKAYA YILDIZ
2019; 30(4): 287-289
[PDF]    [Makaleyi Göster]    [Summary]    [Yazara Mail]
ÖZET
Hiponatremi asemptomatik olabildiği gibi baş ağrısı, kas krampları, mide
bulantısı, nöbet, koma, serebral ödem ve hatta ölümle sonuçlanabilen
geniş bir klinik görünüme sahiptir. Hiponatremi açısından çok riskli
gruba girmeyen duloksetinin kullanımı ile bildirilen hiponatremi
vakaları artmaktadır.
45 yaşında bir kadın hastaya korku, kaygı, uykusuzluk, baş ağrısı
şikayetleri ile duloksetin 30 mg/gün tedavi başlandı. Tedavinin birinci
haftasında baş dönmesi, ağız kuruluğu, poliüri, polidipsi yakınmaları
ile acil servise başvurdu. Ajitasyon, bilinç bulanıklığının ortaya çıkması,
jeneralize tonik klonik nöbet geçirmesi üzerine yoğun bakım ünitesine
yatırıldı. Yapılan kan tetkiklerinde Sodyum: 121 mmol/L, Potasyum:
2,7 mmol/L, Klor: 87 mmol/L idi. Beyin görüntülemesi serebral
ödem olarak değerlendirildi. Salin infüzyonuyla sıvı elektrolit dengesi
düzenlendi. Devam eden başağrısı ve anksiyetesi için amitriptilin
başlandı. Ayaktan takiplerde, sonraki üç ay boyunca hastanın
hiponatremisi tekrarlamadı.
Düşük doz duloksetin kullanımının hiponatremi için çok yüksek riskli
sayılmayabilecek bir hastada şiddetli hiponatremi belirti ve bulgularına
yol açtığı görülmüştür. Hastanın öyküsünden iki yıl önce sertralin ile
tedavi edildiği sürede hiponatremi ile ilgili yakınmasının olmadığı
öğrenilmiştir. Buradan yola çıkılarak, hiponatremi için risk faktörleri ve
riskli antidepresan sınıfları tartışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Antidepresanlar, hiponatremi, uygunsuz ADH sendromu